Enes Şahin
bir şey anlamaya veya öğrenmeye geldiysen gidebilirsin. burada kendi kendime takılıyorum.

Sütlü Dibek

ben, biraz garip, farklılık ve ölüm arasında.

kafamda yine yazılacaklar birikmiş; çıldırmadan yazayım dedim.

arkada mohsen namjoo çalıyor, beni bir yerlere götürüp getiriyor. “aaah si*kerler” dediğim yerdeyim. ot oldum ot, ineklerin bile yemediği ot. planlarım alt üst oluyor, uyandığımda saatlerce düşündüğüm rüyalar görüyorum, kendimi fazladan yoruyorum ama kendimden başka kimseye zararım yok, faydam zaten yok.

egom artık eskisi kadar yükselmiyor, susmayı tercih ediyorum ezelden beri, bir şeyleri düzene koymak istiyor aklım, canımsa bir ipte sallanmak, oyun parkında olmayandan.

ulan nerden girsem ben de bilmiyorum, kitabı ortasından okuyup kapatıyorum, bardakti su yerine üşüyorum, zippomun benzini bitmiş doldurmaya üşeniyorum.

haddimden büyük şeylerin peşindeyim; ben bıraksam beni bırakmıyorlar, hastaneler-ölüm, kavgalar yakamdan eksik değil; ben parise gitmek istiyorum

istanbul’da olur.

kendimi unuttum, sadece rüyalarda kendi isteklerimle ilgileniyorum. 24 saat bana yetmiyor.

yazamadım, kendime de söyleyemedim, yazsam da çıldırıyorum onu anladım.

çığlık tablosu bende bir anlam daha kazandı.

neyse

ben bir sütlü dibek içeyim ehliddarda, ağız tadım da bozulmadan

Share

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.